16 Kasım 2020 Pazartesi

Hayatın altı ve Üstü karmaşası

 


O kadar garip ki her şey , 

 

Yine dünya gündemi, herşey hastalık ancak hastalık da, işin içinde insan etkeni var dünyanın geneli böyle savurgan mıacaba, 

 

 

Hayatımın %70 lik kısmında günlük olarak yürüyorum, otobüs kalabalık yürü, otobüs gelmedi yürü, metro kalabalık sonrakini bekle vs ,

 

Eve ulastıktan sonrada köpekğimi gezdirirken yine yürü,  yürürken sürekli izliyorum yerlerde söndürülmeden atılmış sigaralar, çöpün yanına atılmış çöpler, çocuk parkında akşamları verilen arkadaş arası alkol partileri ( çocuk parkı ya orası genç nesiller var kötü örnek teşkil eden davranışların yapılmaması gereken yer), ha çocuklar da bir garip parklardaki oyuncaklar ile oynamaktan sa, kulube tarzındaki kaydırakların tepesinde oturmayı tercih ediyorlar, belediye spor aletlerinin tepesinde oturmayı tercih ediyorlar, bakkallardan marketlerden kola alıp, parkın kuytu kenarlarında içiyorlar , bunun bir sonraki level ı alkol siğara tüketimi kuytular da galiba

 

Ben genel de köpek gezdiriyorum bu aralar kuytular da; sabah erkenden ya da gece geç, 

Yine mesela; geçenler de köpek gezdirirken havlama sesleri duydum bizimkisine saldırmaya gelen bir köpek var sandım, tedirgin olup gardımı aldım, köpek değilmiş havlayan insan sadece baktım kaldım, kendisini gördüğümü farkedince farkındalık hissetti galiba,

 

Yine başka bir zaman ; 

Yanımdan bisikleti ile geçecen cocuk tuhaf bir sekilde ; 

-köpekkk 

-köpek mi lan o, 

-oo köpek e bak

tarzında tepkiler vermeye basladı, ilk önce korktuğunu düşündüm, sanırım hayatında ilk defa köpek gördü şaşırdım ilginç, egleniyormuş

 

 

 

 

Hadi biraz  da mahalleden dışarı çıkalım;

 

Metrodan sonra yürüdüğüm güzergahta önemli birisi olsa gerek sabahları siyah bir araba, arkasında koruma arabası ile beraber gelecek olan kişiyi bekliyor, 

 

Entersan bir sekilde motorları calısır sekilde, e araçlar hareketsiz oldugundan ortada yogun bi yakıt kokusu veriyo ,gelecek olan kişiyi cok merak ettim, aslında bu durumu ona söylemek isterdim, tamam araçlar havayı kirletiyor ama , bari içinde olmadıkları zamanlar da çalıştırmasınlar dimi,  yazık biz insanlara,  ama adam belliki cok büyük birisi kapıda arabanın yanında bildiğin hazır ol duruşu var koruması ve şoföründe , hep merak etmişimdir böyle insanları, ne kadar maaş alıyorlar ne yiyorlar, ne içiyorlar, sosyal hayatları dizilerdeki gibi mi? Ben gibi oo dısarda yağmur var kapıya çıkayım da kuytuda izleyeyim diyorlar mı?  Ya da dolu yağacakmış arabayı korunaklı bir yere koyayım endişesine kapılıyorlar mı cok merak etmişimdir, 

 

Genelde sokak ve caddelerden yürümektense, güzergar üzerinde , park bahçe vs var sa oralardan yürümeyi tercih ediyorum, 

 

Erenköy kadıköy bölgesi, genelde yurt dısında genellikle gözlemlediğimiz gibi , parklarda bahçeler de toplanıp sohbeti muhabbeti, basketbol sahalarının etrafında kabalalık olarak takılmayı seviyor, cocukları yanındayken park da alkol tüketebiliyorlar, benim yasadıgım mahallede bu sekilde olmuyor genelde.  5km2 lik alan içerisinde, ne kadar yasam farklılıkları var dimi, kimileri özünde yaşarken kimileri özenti yaşamayı tercih ediyor bu da çok garip.

 

İşim gereği insanlar la muhatap oluyorum genel de,  çok iyi anladığım seylerden birisidir ve tecrübede ettim bu durumu,  içinde insan olan işler iğrenç ve yorucu bi o kadar da yaşlandırıcı , günün güzel enerjisi ile seyrettiği anlarda, gelip tüm enerjinizi alıp götürebiliyorlar ne yazıkki, bu durum cok kötü.

Mesela belediye otobüs şoförlüğübu işi yapmanız için otobüs kullanıyor olmanız yetmez,  hazır cevap, her an kavga edebilme, moral motivasyon bozulması yaşayan birisi olmamanız gerekiyor 

Her an bir alkolikle veya gergin bir kadınla ya da işsiz boş bir amca ile tartışmanız gerekebilir, siyasi saldırılara, tacizlere dahil olabilirsiniz, kesinlikle yapmak istemeyeceğim bir iş; çünkü istanbul orospu kazanı gibi , bir cok o..ç var , boş ve amaçsız insanlarla uğraşmaya çalışmak kadar gereksizi ve anlamsızı yoktur, düşünsene ortalama 60-70 yıllık ömrün var boş teneke insanlara çözümler , yanlış bildiklerini anlatmaya çalışmalarla vs uğrasıyorsun , bu kadar mı basit hayatım ya gercekten yazık bana.

 

Çalışmaya para kazanmaya ve bu uğur da kendimizi köle gibi kullandırtmaya ‘ ne kadar öyle olmadığımızı haklı olduğumuzu’ düşünsekte acı gercek öyle ne yazıkki, ben koca bir köleyim, bunu kabul ediyorum.

 

İş yapmaya calısmak, elemanlar almak , hizmet sektöründevar olup kendi işini kurmaya çalışmak ta çok acı, büyük umutlarla anadan babadan kalma ya da  kölelik yaparak yaptıgın birikimleri riske atıp , daha fazla kölelik yapmayayım diye, kendini ve aileni daha fazla yıpratmayacak adımlar atmaya çalısıyorsun, çalıssın diye işe aldıklarının , işgüzarlıgı seni tüketip bitiriyor, bizim hayatımız da, kapris ve birbirine psikolojik olarak  baskı yapmaktan geçiyor hayatımız, biz bunun farkında değiliz ama fena sekilde baskı ve stress uyguluyoruz , bu da özveri verdiğim hayatımın tükenip havaya uçmasına sebep,  gülerek mutlu olarak severek para kazanıp huzur içerisinde fikir mantık üretip, geçip gideceğimiz bir hayat yokmudur.  Bu sistem zulüm üzerine kurulmak zorundamıdır, bir gülücük atacam diye,  başkasının dünyanısını basına yıkmak zorundamıyızdır,  yapman gerekenleri sistemine göre yapmak varken, sistemin dışında ilerleyip, diğerinin ömrünü çürütmek zorundamıyızdır.

Çıkamıyorum bu denklemden, yapamıyorum da ben olmasam dünyanın düzeni değişecekmiş gibi ama, ben olmayınca da gayet gidiyo her şey bazen fazla olduğumu düşünüyorum haddinden fazla,

Boşver ileri götürme kendini, gerek yok , bırak senden sonrakiler senden daha fazla kölelik yapsın, canları yansın ömürleri gitsin gerek yok diyorum, ama yapamıyorum etrafta o kadar güzel insanalar o kadar güzel cocuklar var ki,, baktık ça kıyamıyor insan, 

 

Benim yeğenlerim var mesela, eve girdiğimde zaman zaman amca diye atıldıkları oluyor 2 sn de tüm devranımı değiştirdikleri anlar yaşıyorum , zaman zaman hayat güzeldir dedirtiyorlar ama, dediğim gibi canımızdan can gidiyor ve eskiyoruz , stress den kaşıntı basıyor, derini kaşıyıp kazıyıp atıyorsun, psikolojik baskı hissediyor hayatına son verip canından oluyorsun,  hayatı seviyoruz ama nankörlük tarafı cok fazla, işin kötü tarafından birisi de , bunu kimseye anlatıp kimseye kabul ettirememek. Herkez mükemmel , herkes haklı galibiyet içinde 

Mahkelemelere başvurup da , biz uzlaşamıyoruz hakim , savcı bey , bize orta yolu bulun diyoruz ya işte hayatın içinde bunu diyemiyorsun, sorgusuz sualsiz gaddar acımasız herşey, yazık demekten vah vah demekten başka birşey yapamıyorsun da , yaparmıyorsunu kabul etmeyip kendine nasıl kabullendireceksin bu durumu o da farklı bir kafa yorma boyutu,

 

Ne olacak bu hayatımız işimiz yaşantımız, yaşamaya çalısıyoruz diye bahsettiğimiz kendi hüsnükuruntularımız.

 

Benim saydıgım kendimce bazı etkenler varken , binlercesi ise ortalıkta dolasıyorken,  nasıl olacak ne olacak neler yapılacak nasıl gelecek bu çözümler , güzel rüzgarlar tokat gibi değilde hafif yel gibi ne zaman çarpacak yüzümüze, 

 

Attıgım ok ne zaman sorgusuz sualsiz adresini bulacak.

Ne zaman beni tedirgin eden hayatımın, karmaşası, 

Alt üst olma korkusu son bulacak, altını da merak ediyorum, üstü bu kadar zorluyorken orada neler dönüyor acaba,

Daha çok yazacak şeyim var ama sanırım parmaklarım yoruldu.








30 Mayıs 2020 Cumartesi

Merhaba Yeni Dünyalı;



Merhaba Dünyalı;

Nasıl da enteresan bir giriş dimi, ya da öyle olmaya çalıştım işte, bu tamamiyle şuanda TV de GORA izliyor olmamdan kaynaklanıyor,

Neyse;

Şu içerisinde bulunmuş olduğumuz pandemi süreci (eminim ki herkes bu ara konuya böyle giriyordur) dünyayı etkisi altına almışken, uzaktan uzağa gözlemlerken herşeyi bir anda , olayların hastalığın merkezin de olmak cidden şaşırttı beni, 28 marttan Bu yana işyerim kapalı ve bir fiil, aileme zarar gelmesin diye eve kapanıp kaldım, bi ara pencereden kafamı çıkartmaya korkar durumdaydım, bu zamanda türlü düşünceler geldi aklıma,

Fazlaca Netflix izlememden olsa gerek, türlü senaryolar canlandı aklımda, biz insanlar genelde paramız olsun lüxs araba alalım ev alalım modundayız, bu tip senaryoları bilmeden araba alacakken kimse garajı dert etmez ya da arabası dolu da kalmadıysa kapalı garaj kimsenin aklına gelmez,

Bu çernobili yaşamayanların sığınak ihtiyacı duymaması gibi bir şey ya da The 100 ‘ de refresh olan dünyanın yeni başlangıcının sığınağa saklananlara yapıldığını görene dehin, kimsenin aklına bir sığınak ya da pandemiden kaçma korunma yöntemi aklına gelmedi, ( bu arada The100, dark efsane dizilerim dendir) izlemiş olduğum dizilerden uzay ve bilim kurgu merakımı anlamış olmalısınız,

Bu tip etkenlerden dolayı bende de lüksün dışın da arka bahçeme sığınak inşa edip orada yaşama düşüncesi , ailemi koruma , gıda stok u yapma  gibi düşünceler bir süre meşgul etti beni, gel gelelim zaman geçtikce biz insanoğlu, nelere alışmadı ki deyip pandemi ye de alışmış olarak hayatımıza enpoze olduğunu gördük, maske üzerime giydiğim t-shırt, pantolon gibi bir parçam oldu adeta buna da alıştık, kendimizce koruma tedbirlerimiz de oldu,
  
Hepimiz biliyoruz ki virus damlacık yöntemi ile dağılmakta ve bulaşmakta ; maskesiz, yakın temas, düzenli el dezenfektesi gibi önlemlerle bunların önüne geçebiliyoruz detay’ a girmeyeceğim çünkü bunlar ezberlendi,akıllarımıza oturdu.

Ben Normal Şartlar altında, şiir e , yazmaya ara vermiş birisiyim ‘BobMarley Faruk’ n da dediği gibi, sinemaya küstüm bildiğin, sinema dediğime bakma küstüğüm aslında hayatım ,

Diğer yazılarımı okuyup hakkımda az da olsa fikir edindiyseniz, limitlerim kalmamış low range moduna kadar düşmüş durumdayım , pandemi süreci farkındaydım ama bana ne kadar tek basıma olduğumu anlattı da anlattı , bildiğim bir söz var o ağır bastı hayatıma , çook çok özlediğim insan oldu bana msj atsın diye dualar ettim, her saniye düşündüm de düşündüm, yazdı da , aklına getirdi de , özlediğimi söyledim de , ama umarsız umursamaz a devam etti, ben dünyaları yakarım da sana , sen dönüp bir gülmedin bana , olsun feda olsun her zaman belki 2. baharına koyarda

4 Mart 2020 Çarşamba

Hayat 2020 model




Tuhaf Hem de çok fazla ,

Dünyaya bakıyorum;

Ülkem Savaşa girmiş, bütünlüğünü koruma derdinde,

diğer taraf ta kapımıza dayanmış , virüs belası öleceğiz mi , kalacak mıyız belli bile değil, her şey deli saçması gibi ilerliyor sadece,

benimse aklımda sadece tüm dünyanın 1 kişi olarak kalmasına sebep sen varsın, inan çok fazla zaman harcıyorum veda edebilmek unutmak için,

bir şeyler bir şeylere karışıyor, navigasyon' lar, pusulalar sapıtıyor her şey sana çıkıyor ,
Bak tek başımayım burada , karşım da dünya var sanıyordum meğer ise o dünya senmişsin, kendimle savaşıyorum dediğim hayatı seni içimde hayatta tutabilmek için uğraşıyormuşum.


  Hepimiz yaparız uyumadan öncesinde, bir bardak su içme isteği ya da atıştırma arzusu ile mutfak' a dalarız , bende öyle yaptım masada oturmuş kolunu sıyırmış, kendisine ensülin iğnesi yapan babamı gördüm, o zaman biraz daha anladım içten içe içimin geçip dünyamın hiç olduğunu, hepimizin kahramanı süper gücü babasıdır, benimde öyleydi,  yaz sıcağın da kapıda oynarken elimden tutup götüren bakkaldan vişne suyu, kremalı bisküvi alıp da gönlümü eden, babam ya da camiye giderken elimden tutup beni Yanında Cami ye götüren babam, yapamadığım güç gerektiren ne varsa her şeyi halleden yorulmayan, ben bitsem de bitmeyen adam babam,

Sizleri pek bilmem de ben her gece fırsat buldukça dua ederim, Rabbim ömrümden al aileme ver anneme babam a ver ki ömrümüzün sonuna kadar beraber yaşayalım  da ayrı kalmayalım, bizi birbirimizden ayırma diye,
tüm bunların farkına belli bir yaşa gelmeden anlamıyor insan , gerçekten

Yılların vermiş olduğu yorgunlukla, o diri vücudu kaslı kolları solan babam şeker seni nasıl da yiyip bitirmiş, yıllar nasıl da bizi tüketmiş fark edememişiz , ben orta sen yaşlı grubuna ne ara dahil oldun, bilemedik bile,

Bir de bana bak  bize nimet olarak bahşedilen hayatımızı hiç etme derdinde, kendimizi bilmeden bu yaşımıza kadar , hala kendimizi mahvetme içerisindeyiz , sen ki ben yaşlar da aile reisliğini eline almış 3 çocuklu bir adammışsın, pala bıyıklarınla gücün le arkan dan ' Ne babayiğit adam ' dedirtenmişsin. aslan babam .

Fani dünya almış başını gidiyor, bilim kurgu dediğimiz yaşamlar bir bir gerçek oluyor, hayat günden güne çekilmez bir hal alıyor bazen 90 lar  da çocukluğunu yaşan son ne silmişiz gibi şanslı hissederken 2020 ler de , bu sıkıntıları gören nasıl insanlarmışız moduna girer olduk.

Gerçekten Önümüzde Süprizler Getiren Tuhaf Zamanlar Yaşıyoruz.

1 dakika

  Sadece 1 dakika aslında ;        Okuduğum bir kitapda çıkmıştı karşıma sonrasında ise bir filmde denk gelmişti, Yapmadığın şeylerden, ...