Ya da sevmesini bilmiyoruz , seviyorum diyen kementi takıyor sevdiğinin boğazına başlıyor canını yakmaya
sahiden neydi bu sevgi, görünce gözlerinin ışıl ışıl olması mı, her fırsatta sesini duymaya çalışmak mı?,
ben hiç birisine inanmıyorum bu ara , sevgi değersiz ve önemsiz insanların birbirini avutma aşaması gibi tuhaf bir evre oldu yani
heleki bu son zamanlarda , hissetmiş olduğum değersizlik , kabul olmayan etmekten vazgeçmediğim dualarım, direncimin günden güne yok olmasına
sebep oldu ve gitti,
Bir önceki yazımda bahsettiğim 'dante' bile beni terk etti,
Ben çok farklı sanırdım, hisserek attığımız her bakışın manasının belli olacağını, sevgiyi doguracagını hissederdim,
büyümek bu olsa gerek, hepsinin kurmacadan , izlediğimiz filmlerin, okuduğumuz kitapların bizlere kattığı hayal ürünleri olduğunu kabul ettim artık.
hapis olmak neydi peki;
parmaklıklar arkasında kalmaktan bahsetmiyorum, Gözlerin de hapsi olur, onunda parmaklıkları vardır bende, olsunda böyle hapislerde yatayım derdim,
ama olmadı. Hiç birisi ne sevgiyi yaşatanları gördüm , ne de layık olanların bu duyguyu yaşadıklarını.
Sosyal medya üzerinde bir çok , paylasımlar görüyoruz aklımda kalan bence efsaneleşmiş bir söz var' KİMİLERİ HAYALLER KURAR, KİMİLERİ İSE O HAYALLERİ YAŞAR'
tam olarak da böyle böyle çaldılar bendekini de içimdekini de , dua etmekten başka şansımda kalmadı o da takdir-i ilahi artık,son zamanlar da içimde
yoğun olarak basan gitme duygusu hala var, rüyalarıma bile giriyor artık, her saniye kaçıyorum buralar dan , bu hayattan, Dönüp sonra bakıyorum gerilere
neler değişmiş gidişimle, olmazsan olmaz diyenlerim vardı ne oldu onlara? diye, harbiden ne oldu onlara?
Hiçbirşey olmadı herkes hayatına rutin şekilde devam, etti ben geriden geriden bakıp içerlendim, vazgeçip gittiğim yere geri döndüm yine kaybeden ben oldum.
Sevgiyi, hayatı, huzuru , olası Mutluluğu...
Hayatımızı Geri dönük olarak bir izlesek ve yorumlasak aslında,
Biz insanlar birbirimize dostluk ediyoruz ya fazlasıyla, tavsiyeler veriyoruz birbirimize hiç kendimize tavsiye vermeyi düşündük mü? başkasına dediğimiz
bak bunları yapma uyarılarını kendimize yaptık mı? yapabilseydik çok farklı olurdu herşey ben hep başkalarına iyi gelmenin derdine düştüm de
bir kendimi iyi edemedimi. Kocaman bir yüreğin var demişti bir arkadaşım, herkese yetti de bi sana yetemedi diye devam etmişti sonrasında ,
tam olarak bu kısa ve öz olarak nitelendirecek olursak.
Kaybetmeyi Felsefe haline getirip, nasılda olmayacak alğısı içten içe yerleşirken bedenime, umut ışıklarımın ampülleri çoktan geçmişti içimde voltaj gelse de
ne fayda ,
Bugün şubatın ilk günü rutin bir ay olan şubat, bu sefer bana sıkıntının , farklı boyutta karşıma çıkacagı ay gibi gelmeye başladı şubatın 14.gününde
kaçıp saklanabileceğim bir yerim yok, daha da mutsuz olacağım bir manzara adım adım yaklaşıyor bu korku , içimde dağ gibi büyüyor bir adım ilerisi belki ama
yaşamak istemiyorum o günü nedendir bilinmez şimdiden nefesimi darlıyor.
yine bu ara içime yapışmış olan bir şiir var, hatta beni ifade eden, izah eden...
YERÇEKİMLİ KARANFİL...
Biliyormusun az az yaşıyorsun içimde
Oysaki Seninle Güzel olmak var
Örneğin Rakı içiyoruz , içimize bir karanfil Düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor
Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
sende bir başkasına veriyorsun
O başkası yokmu bir yanındakine veriyor
derken karanfil elden ele.
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
sana değiniyorum,sana ısınıyorum bu o değil
Bak nasıl , beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz Sessizce....